12 Aralık 2009 Cumartesi

İstanbul

İstanbul’da bir işadamı gülüyor yolda.

İstanbul’da bir seyyar satıcı o yolda üşüyor.

Taksim’in göbeğinde otomobillerin egzozundan çıkan gri dumanlar sigara etkisi yaratıyor nikotin krizi tutana.

Hafif kamuflaj sarmalar, marihuana küllüklerinde yan yatmış tütüyor.

Mekan Aksaray

Belki de Beyazıt

Bilemedin Laleli…

İş adamlarının komik kıyafetleri

Kravat takıntıları

Seyyar satıcıların

“Çaylı” geçmeyen dakikaları…

Birine sorduğumda

“Aklına ilk gelen ne?” diye;

Yaşanmaz! Diyor,

Yaşanmaz bu şehirde de

20 milyon insan yaşıyor seve seve…

İstanbul ukala bir işveren;

Yaşatıyor insanları,

Yaşanmaz diye diye…

Sigaramı alıp cebimden,

Ki cebimde olan paket sanırım;

Alıp sigaramı paketin içinden çekiyorum bir nefes,

Ucunu yakmayı unutmadan, uzun uzun düşünüyorum yemlenen güvercinlerin doğmadan önceki hallerini…

Sinop’u özlüyorum o an…

Yüzünü bilip tanıdığım ve hiç konuşmadığım binlerce insanı...

İş adamının ne çirkin gülümsemesi,

Ne de seyyar satıcının çaysız geçen dakikaları…

Umrumda değil!

Aşk’ın doyumsuzluğunu yaşatan o günlerin ertesi…

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Sinopta seni özlüyordur belki bilemezsin...