23 Temmuz 2008 Çarşamba

Hikayeler.net Rezaleti

Sevgili Hikayeler.Net kalemdaşları...

Hikayeler.net yazar ve okurluğumda eskittiğim yılların hatrına, uzun zamandır kimi kararlarımı "umarım düzelir" diye sindiriyordum. Öyle ki; bu son olaydan sonra hikayeler.net'in bir edebiyat portalından çok "oligarşi" portalı olduğu kanaati pekişti. Ne yazık ki; iyice laçkalaşan, "ehli keyf" yaptırımlar aldı başını gidiyor...

Örnek :

bir kar tanesi kayıyor şu an penceremin önünden...
içimdense;
"bir kar tanesim" diyorum,
bitmeyen derdimin çemberinden...


Yukarıda geçen dörtlüğün yayına alınmamasına gerekçe şuymuş : Yetersiz içerik!

Şiir nedir? Ne değildir? Daha bunu bilmeyen bir insanın fikriymiş bu gerekçesine bakılırsa. Yönetici arkadaşın adı da Cihat Yanık'mış. Şöyle ifade edeyim o zaman : Bir dörtlükten yahut bir satırdan dahi şiir meydana gelebilir. Lise edebiyat derslerinde sene başlarında anlatılan bir konudur bu.

Yetersiz içeriğin tam anlamı nedir? Sizde yayınlanacak şiirin kaç mısra olması gerekir? İnsanlar oturup düşüncelerini kağıda dökerken minimum iki dörtlük mü yazmak zorundadır? Tanrı aşkına, böylesine rezaleti hele ki sizde görmek çok utanç verici.

Bir diğeri de; bir şiirimde dini içerik görülmesi ve buna istinaden yayına alınmaması.
Şiir:

Söz söze yol açarken,
Gururlanıyor zaman
Ve diyor;
En çok kimi sevdin sen!

Rahmetli sevgililer!
Hepinize aşıktım bilmeden,
İçimdeki Allah haykırırcasına…
Haykırıyorum dilber ay!
O Allah’ı kurtarırcasına…

Kompozisyonun içinden kelime seçmeye benzer bu. Asıl anlatılmak istenenle anlaşılan şey görünen o ki uyuşmamış ve kavranmamış... İnanç bakımından "deist" bir insanım ve bu şiirdeki dini içeriğin ne anlama gelip ne anlama gelmediğini arzu ederseniz uzun bir makaleyle anlatabilirim...

Size tavsiyem, sansür yaparken hiç olmazsa "II. Abdülhamit" dönemi kadar "modern" olup bu konuda belli maddeler çıkartmanız (Site kuralları diye sıraladığınız, kuraldan çok tehdit savuran maddelerden bahsetmiyorum). Bu sayede "amacınıza" daha radikal ulaşabilirsiniz.


"Şiir; öylesine ayrı, öylesine apayrı bir dildir ki başka herhangi bir dile çevrilemez, hatta yazılmış olduğu kendi diline bile...”
Jean Cocteau


Tüm sözlerin özünde bir gerçek yatıyor: Bir yazarı sansürlemek herkesin harcı ve haddi değildir; hele ki kim oldukları bilinmeyen bir sansür topluluğunun ehli keyfi almış başını gidiyorsa.

Birçok tiyatro senaryosu ve sanatsal makaleler yazan biri olarak diyorum ki;

Bir edebi metni ve şiiri denetlemek bu kadar kolaysa;

Kolay gelsin "laf-u güzaf emeklerinize"...

4 yorum:

Adsız dedi ki...

Sana katılıyorum dostum...Nasıl hayaller kiloyla ölçülüp metreyle biçilemezse; şiir de aynı şekilde içeriği zayıf gibi manasız ve bir o kadar (bence)saçma bir nedenle sınıflandırılıp, sınırlandırılamaz..Bu konudaki görüşüne sonuna kadar katılıyorum..Serkan KARAMAN

Adsız dedi ki...

Aynı şekilde bende katılıyorum hem şiir,hikaye ve benzeri yazılarımızı yayınlıyoruz hem sebebsız sacma nedenlerle karsımıza gelıyorlar zaten sitenın eskileri 1,2 grub yapıyorlar kendı baslarınaa o ona yorum o ona yorum yanlıs ısler bunlar belkı cogu kısı zevk ugruna yazıyor aslında herkes zevk ugruna yazıor ama kendını gelıstırmek ısteyenlere orda sans tanınmıyor bu yanlısdır bence Sercan SEVİNÇER

Adsız dedi ki...

Edebi eserlere son halini yazarı verir.Benim şiirlerimde yayından kaldırıldı.Ama umrumda değil ne o site ne de sen.
kızmak yok

Adsız dedi ki...

Sanırım yanlış örneği vermissiniz. Sizin dörtlüğünüz 6 kelimeden oluşuyordu galiba....